GÜNCEL HABERLER

Loading...

13 Kasım 2009 Cuma

MİRASIN REDDİ VE MİRASÇIYA MAAŞ BAĞLANMASI

Son günlerde Bana sık sorulmaya başlanan MİRASIN reddi, sevimsiz bir konu olmasına rağmen bilgi vermek istedim;
Öncelikle günümüzde ekonomik krizin de etkisiyle derinleşen sorunlar, yanında doğal vefat halinde de mirasın reddi bir çok kimse için yanlış olduğu halde kurtuluş gibi görülüyor.Çünkü vefat halinde geri kalanlar borca batık bir terekenin yükünü üstlenmek istemiyorlar.Bunu da tabii karşılamak gerekir diye düşünüyorum.

Ekonomik nedenlerden dolayı toplumda borca batık bir çok miras bırakanın ortaya çıktığı görülüyor.Neden bu artış diye düşünüyorum.Şu sonuca varıyorum, doğal ölümünü hızlandıran veya doğal olmayan nedenler kişinin vücudunun kimyasını bozuyor ve sonuçta ciddi bir çok hastalığın ortaya çıkmasına ya da var olan hastalığının hızla ilerlemesine neden oluyor. Bu durum ise kişinin ölüme gidişini hızlandırıyor...

Arkada kalanlar gözü yaşlı eş ve çocuklar, bir de varsa ölen kişinin alacaklıları. İşte bu noktada mirasçılar alacaklılarla borçlar nedeni ile boğuşmaya başlıyorlar ki,varsa ellerindeki avuçlarında ne varsa kaybetme tehlikesi ile karşılaşıyorlar.Tüm dengeler alt üst oluyor..

Yaşı ilerlemiş hiçbir geliri olmayan ve hatta miras bırakanın emekli aylığı ve sağlık haklarından istifade eden sağ kalan tek mirasçı konumundaki eş de bu avantajını kaybettiği endişesini yaşıyor.


BÖYLE BİR DURUMDA NE YAPMALI?

Ölen kişinin bıraktığı borçların, miras kalan malların değerinin çok üzerinde olması halinde, Yani terekenin borca batık olması halinde mirasçılar için çıkar yol ne? Bunun için bir kolaylık var.

Medeni Kanun'un (MK) 605 ve 606. maddeleri uyarınca, mirasçılar ölüm tarihinden itibaren üç ay içinde mirası reddedebilirler (Gerçek red).

Peki bu süre içinde miras reddedilmediği takdirde,Ne olur? ölenin (Yani miras bırakanın) borcu, mirasçılara geçmektedir. Çünkü tereke hem borçları hem de alacaklarla tüm mal varlığını kapsar.

Diyelim Mirasçılar çok küçükler miras bırakanın borçlarından dolayı ileride çok büyük bir mahrumiyet içine girebilirler.Bu takdirde ne yapmalılar?

Çocukların medeni hakları kullanma (fiil) ehliyetine sahip olmadıkları durumda, yasal temsilcileri (örneğin annesi) vasıtasıyla miras reddi davasını ikame ederek mirası redde bilirler..

Medeni Kanunumuzda Bir de yukarıda değindiğimiz ve gerçek red prosedürü yanında hükmen (hükmi) ret olanağı var.Neymiş bu Hükmi Ret olayı?

Buna göre; ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır (MK Md. 605/2).

"Mirasın hükmen reddi" için ayrıca dava açılmış olması veya mahkemeye beyanda bulunulması şart değildir. Mirasçılara karşı alacaklıların açtığı davalarda, mirasçılar tarafından def'i olarak (borca batık olma nedeniyle miras bırakanın borçlarından kaçınılmak istendiğinin) ileri sürülmesi de yeterli görülmektedir (Yargıtay, Hukuk Genel Kurulu Kararı, 16.4.2008 Tarih ve E.2008/4-332, 2008/336).

ŞİMDİ EN ÇOK SORULAN SORUYA GELELİM;

MİRAS BIRAKANIN EMEKLİ AYLIĞI VARSA VE SAĞLIK HİZMETLERİNDEN
YARARLANIYORSA MİRASCIARINDAN HAKKI OLANLARA AYLIK
BAĞLANABİLİYOR MU VE BU SAĞLIK HAKKINDAN YARARLANABİLİYOR MU?

Yukarıda bahsettiğimiz mirasçıların mirası reddetmeleri, ölen kişiden eş ve çocuklarına bağlanabilecek dul ve yetim aylığının da reddi anlamına gelmemektedir.

Yani mirasın reddedilmesi durumunda, mirası reddeden eş ve çocuklara, aylık bağlanması yönünden yasal bir engel yok.

Mirasın reddi sonucu, mirasçılar hem borçları ödemekten kurtulmakta, hem de ölen kişiden kendilerine aylık bağlanması gibi bir haktan yararlanabilmektedirler.

Emekli maaşı terekeden sayılmaz miras değildir.Anayasadan doğan bir haktır.BU yüzden sağ kalan eşin müracaatı halinde dul maaşını alır,reşit olamayan çocuklarda müracaatı halinde yetim maaşını alır.

PEKİ BÜTÜN BUNLAR İÇİN BAŞVURULAR NEREYE YAPILACAK?

A) Mirasın reddi konusundaki başvuru, miras bırakanın yani ölenin son ikametgahının bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesine yapılması gerekiyor.

Mirasın reddi, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Miras reddedildikten sonra, mirasçı bu beyanından kural olarak dönemiyor. Ancak hata, hile ve ikrah (korkutarak zorlama) hallerinden biri mevcut ise beyandan dönmek mümkün olabilir.

B)Dul ve Yetim Maaşı bağlanması için yapılacak iş de : SSK, Bağkur veya Emekli Sandığı, Yani yeni adı SGK ölen kişinin hak sahiplerine maaş bağlamak için veraset belgesini ibraz şartını aramıyorlar (ama yine de elinizde bulunsun).;Nüfus bilgilerine Vefat ilenmiş ise vukuatlı aile nüfus kaydı yeterli olup bununla yetinerek maaşı bağlıyorlar.

Bu da, mirasın reddedilmesinin, maaş bağlamaya engel olmadığının uygulamada kabul edildiğini göstermekte.




Hiç yorum yok: